29 12 2010

BÜYÜKLERE BİR MASAL Newbahardan...

BÜYÜKLERE BİR MASAL Newbahardan... |  görsel 1

            '' Haydi haydi süre doluyor, hızlanın'' dedi bir ses Bir telaş almış başını gidiyordu. Küçük küçük kırmızı giysili, yeşil kukuletalı adamlar bir seneyi daha süpürüyordu yeryüzünden... Kolay mıydı? Tam 365 gün... Ortalık darman duman olmuştu. Dört mevsimin döküntüsü, ayların kırıntısı, haftaların yorgunluğu ve günlerin hiç bitmeyecek sanılan telaşı... Küçük adamlar sihirli süpürgelerle dört mevsimi, ayları, haftaları ve günleri tek tek süpürdüler. Uçuşan toz bulutunun içinde neler yoktu ki!... Kimilerinin umutları, yitip gidenlerin ruhları, telaşların heyecanı, bekleyenlerin ve hiç dönmeyeceklerin özlemi, yeni doğan bebelerin ilk ağlayışları, gülüşleri... daha neler neler!... Küçük adamlar bunları yaparken zaman ve mekanın sonsuzluğundan gelen apak bir bulut kümesi yaklaşıyordu. Bu Yeni Yıl idi... Yeni Yıl. Henüz iki günlük zamanı vardı yeryüzüne inmek için. Bu onun için çok uzun değildi artık. Yıllar yılları kovalarken, her sene sonunda küçük adamlar eski yılı süpürürken, o hep bugünün hayaliyle bekledi. Şimdi ihtişamlı, lekesiz, dertsiz mutlu mutlu akıyordu yeryüzüne... Küçük adamlar sihirli süpürgelerini bırakıp başlarını gökyününe çevirdi. Gelen 2011 senesi ne kadar muhteşem ve güzel görünüyordu. Hayranlıkla bakarlarken yine o tanıdık ses duyuldu. ''Tamaaaammm! yeni yıl nasıl olsa gelecek. Gelince doya doya bakarsınız'' Küçük adamlar hemen toparlandılar. Onlar tüm geç... Devamı