5/11/2009 - ADRES

Ben, şu dağın tepesinde ki evde oyuruyorum. Hani var ya! Şu toprak yolun en sonunda ki ev. Bakma sen dik olduğuna, geze geze çıkarsın. Biraz yorar adamı tırmanmak. Ama, ben alıştım!... Hem inmeye, hem çıkmaya. Ben, şu dağın tepesinde ki evdeyim. Kime sorsan gösterir. Bakma görünmediğine evin! fındık ve kestane ağaçlarıyla korunaklıyım.
Şimdi mevsim sonbahar... Yapraklar dökülmekte. Birkaç hafta sonra geleceksen, çıplak ağaçlar arasında kolaylıkla görebilirsin. Birde, topu topu iki tane telefon vericisi var. Ben en tepedeyim ya! O yüzden buraya kurulmuş vericiler. Ben, şu dağın tepesindeyim, Hep anlattığım yerdeyim. Manzarasıda olmasa, efkarımı içeceğim kadeh kadeh. Ben öyle yapmıyorum, Sigaramın dumanında, salıyorum efkarımı sisli yamaçlara.
Geceleri ışıl ışıl oluyor eğer sis basmamışsa! Tüm haneler açar ışıklarını, ben hepsini bir çırpıda görürüm. Onlar çoğunlukla göremez beni. Dedim ya en tepedeyim diye! Pek eksik olmaz sis başımdan. Sisler içinde sis olurum, yok olurum, hiç olurum.
Ben, şu dağın tepesinde ki; altın pencereli evde oturuyorum. Güneş batmak için son nefesini verirken, camlarıma yaldızını sürer... Niyetin gelmekse, akşam üzeri gel... Sorsan ''altın pencereli ev!'' diye, sana gösterirler. Dedim ya! Dinlemedin mi beni? Ben şu dağın başında ki Altın Pencereli Evde oturuyorum. Geleceksen!... Akşam üzeri gel, özlediğim yüzünü kap gel, sevincim ol gel. Newbahar
|
Yorum (18) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/11/2009 - TANIYORUM
Tanıyorum seni... '' Nerden?'' diyeceksin Biliyorum... Karşılıklı iki kelam etmişliğim yoktur seninle. Ne gözlerinin rengini bilirim, ne saçlarının... Biliyorum... Karşıdan da olsa bir selam vermişliğim yoktur aslında! Ne boyunun ölçüsünü bilirim, ne üzerinde ki giysinin modelini. Tanıyorum seni... Kaleminden dökülen satırlardan tanıyorum, Benim aklıma gelmeyen cümleleri yazışından.. Kimi zamanda aklıma gelip, Bir türlü sıraya sokamadığım kelimelerle raksından. Tanıyorum seni... Sen benim yazmayı sevdiğim kadar, yazmayı sevensin. Benim paylaşmayı sevdiğim kadar, paylaşmayı seven... Benim yazılarını okuyupta, muhabbete erdiğimsin. Tanıyorum seni... Sen bir annesin, Aslında baba... Ve aslında sevgili... Ve de, bekleyen, özleyensin, Sen yol gözleyen, yolu gözlenensin. Tanıyorum seni... Emeklisin, öğretmensin, işçisin, memursun, ev hanımısın, öğrencisin, patronsun Ama en önemlisi, duygularını kaleme dökensin. Bilmem cebinde ki parayı, üzerinde ki urbayı... Neleri seversin, hangi yemek en sevdiğin! Tek bildiğim, yazmayı iyi bilirsin... Tanıyorum seni... Sen; yazdıklarına bakıp bakıp, yazılanları okuyup okuyup Sevinensin... Yazdıkça kendini bulansın. Tanıyorum seni... Sen; Sen değil misin?
newbahar
ARKADAŞ LİSTEMDE YER ALAN, ŞİİR YÜREKLİ DOSTLARIMA
|
Yorum (29) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|

|
|
HAKKIMDA
|
Bir hayat hikayesiydi tuvalime resmettiğim. Hayat anlattı ben dinledim, ben dinledim satırlarda ruh buldu hikayeler. Daha ötesi yok...
|
|
|